Gereksiz sözleri yaşamımızdaki zorluklara hakaret değil midir..? Onlar sadece gülen bir yüz ve umursamaz bir insan görürler, insanoğlu işte sadece gördüğüne inanır.. Oysa denildiği gibi her insanın en yakınlarına bile söylemedikleri vardır hayatta.. Bu kimin umrunda ki.. Onlar gözün gördüğüne inanır, düşünmezler kimin ne yaşadığını.. Sadece kendi dertleri ve kendi sorunları vardır.. En büyük acı onların acısı en kötü gün onların günü hep.. Vurdumduymaz, kaygısız, çoğu zaman yüzsüz ve pişkin.. Böyle bir dünyada yaşamak eziyet gibi gelse de yaşamak, nefes alıp vermek, her gün doğan güneşin sıcaklığını hissedip derin bir nefesle iç geçirmek…
Anlatılmaz, yaşanır..
Demiş ya üstad “Nefretin sahtesi olmaz.” diye.. Sahtesi olsaydı, belki bu kadar çok nefret etmezdim insanlardan.. Bazen düşünüyorumda nasıl bir dünyaya, ne çok çift karekterli insanlar arasına doğmuşuz tek yüzümüzle. Biz hep aynı maskeyle dolaşırken farklı maskeler takıp karşımıza çıkmış aynı insanlar. Evet bazen denemişiz bizde maskemizi çıkartmayı, farklı maskeler denemeyi ama beceremeyip elimize yüzümüze bulaştırmışız her şeyi. Onlar usta olmuşken bu işte biz çırak kalmışız. Hangimiz şanslı tartışmaya açık gayet tabi. Fakat çıraklar derim ben. Zira pek gülmemişlerdir hayatta bu yönleriyle ama içleri hep rahat olmuştur aynadaki yansımalarına gururla bakmanın hazzı vardır onlarda..
Ş.Ö
Bize neler neler öğrettiler sevdalar üztüne
Aldatıldık aldatıldık sevda böyle değil
Ne masallar ninniler söylediler dünya üstüne
Aldatıldık aldatıldık dünya böyle değil
Ufalana ufalana kaç kuşak
Eridik bu yollarda
Kimimiz yerle yelsan
Kimimiz zorla ayakta
Kolu kanadı kırık kuşlar gibiyiz
Ayrı diyarlarda
Bize saadet nasip şimdi
Uçuk rüyalarda..